islam güzeldir
Bismillahrirahmanirrahim


islam güzeldir

İslam Güzeldir
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Allah’ı kim yarattı denemez

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sanalgenc


avatar

Cinsiyet Cinsiyet : Erkek

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 93

Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 04/08/10


MesajKonu: Allah’ı kim yarattı denemez   Paz Ağus. 15, 2010 1:30 pm

Sual: (Allah’ı kim yarattı) diyenler oluyor. Yaratıcı yaratık olur mu hiç?
CEVAP
Elbette
yaratan yaratılmış olmaz; çünkü yaratıcı, varlığının başlangıcı ve sonu
olmayan, var olmak ve varlıkta durmak için kimseye muhtaç olmayan,
demektir. Onu kim yarattı diye sorulursa, bunun sonu gelmez, sonsuza
kadar gider. Bu da mümkün olmaz. Hâşâ, Allah’ı birisi yarattı denirse,
Allah yaratıcı değil, yaratık yani yaratılmış olur. Yaratık, yani
yaratılmış olan ise, yaratıcı olmaz. Bunun için, varlığı kendiliğinden
olan ve varlığının başlangıcı olmayan tek bir yaratıcı bulunması
gerekir, o da Allahü teâlâdır. İki hadis-i şerif meali şöyledir:

(Şeytan,
"seni kim yarattı" diye vesvese verince, "Allah yarattı" denirse, "Onu
kim yarattı" diye, vesvese verir. Kendisine, böyle vesvese gelen kimse,
“Ben Allah ve Resulüne iman ettim” desin.)
[Buhari]

(Allah’ın yarattığı şeyleri tefekkür edin, ama zâtını tefekkür etmeyin.) [Ebuşşeyh]

Allah’ın yaratma gücünü anlamak için
Sual:
Allah’ın
varlığına inanmayan bazı kimseler, (Allah her şeye gücü yetiyorsa,
kendisi gibi bir ilah veya kaldıramayacağı bir taş yaratabilir mi?) gibi
sorular soruyorlar. Cevap verir misiniz?
CEVAP
Bunlar gibi
sorular sorarak güya Müslümanları zor duruma sokmaya çalışıyorlar. Aklı
ve ilmi olan kimse için bu soruların cevapları çok basittir.

Kur'an-ı kerimde iki ilah olursa, yerin göğün nizamının bozulacağı bildirilmektedir. (Enbiya 22)

Her
şeyi yaratmaya gücü yetenin, ikinci bir ilaha ihtiyacı olmaz. İki veya
daha çok ilah olunca arada anlaşmazlıklar çıkar. İki başlı idare
yürümez. İki amir olmaz. İnsanlar bile tecrübeleriyle bunu tespit edip,
veciz sözlerle itiraf etmişlerdir. Bu konudaki atasözlerinden bazıları
şöyledir:

Bir küllükte bir horoz olur.
Bir gemide iki kaptan olmaz.
Bir gemiyi iki kaptan batırır.
Bir tahta iki padişah sığışmaz
.
İki karılı ev süpürülmeden kalır.
İki aslan bir posta sığmaz.
İki cambaz bir ipte oynamaz.
Dokuz derviş bir kilimde uyur da, iki padişah bir iklime sığmaz.

Allah’ın
yaratma gücünü anlamak için Allahü teâlâyı ve bütün sıfatlarını iyi
bilmek gerekir. Allahü teâlânın kıdem sıfatı da vardır. Yani evveli
yoktur, yaratık, yani mahlûk değildir. Allah’ın yarattığı her şey mahlûk
olur. (Allah, evveli olmayan, yani kıdem sıfatlı bir varlık, yani bir
ilah yaratabilir mi?) demek tenakuz [çelişki] olur. Yaratılan şey
yaratıktır, mahlûktur. (Bir şey yarat ki, mahlûk olmasın!) denmez. Çünkü
yaratılan şey mahlûk olur. Mahlûk olan şey de yaratıcı olmaz. Onun
için, (Allah kendisi gibi yaratıcı olan bir ilah yaratabilir mi?) sözü,
mantıksız, çelişkili bir sözdür.

Her yaratık, bir yaratıcı
tarafından yaratıldı gerçeği kabul edilmezse, inanmayan da bu işe cevap
veremez. Mesela bir kimse, ben nereden geldim dese, bu sırası ile
Hazret-i Âdem’e kadar gider. Ondan sonra, Onun topraktan yaratıldığı,
toprağı da Allah’ın yarattığı anlaşılır. İnanmayanların dediği gibi,
Allah’ı da başka bir ilah yarattı denirse, bu çok yanlış olur, çünkü bu
sefer de onu kim yarattı denir. Onu da bir başkası yarattı denirse, bu
sefer peki onu kim yarattı denir. Bu sonsuza kadar böyle sürüp gider,
bir netice alınamaz. Her şeyin bir sebebi vardır. Bu sebepleri
kendisinin sebebi ve başlangıcı olmayan biri yaratabilir o da Allah’tır.


Allah’ı cisim gibi, insan gibi düşünenler,(Allah
kaldıramayacağı taş yaratabilir mi?) diye soruyorlar. Bütün kâinatı bir
anda yok edebilir. Hepsini de bir anda yaratabilir. Kur’an-ı kerimde
mealen, (Ol dememiz kâfidir) buyuruluyor. Bir taşa ağırlık veren,
yer çekimi kuvvetini yaratan Odur. Yer çekimini yaratmasa idi, ağırlık
da olmazdı. Yarattığı her şeye hâkimdir, gücünün yetmeyeceği bir şey
olmaz. Yarattığı her şeye gücü yeter. Her şeye gücü yetenin gücü
yetmediği şey olmaz. Gücü yetmediği bir şey, kaldıramadığı bir taş
yaratabilir mi demek mantıksızlık olur.

Farkında olmadan Allah’a inanmak
Sual:
Evrende gördüğümüz maddelerin ezeli olması mümkün müdür?
CEVAP
İslam âlimleri diyor ki:
Ezeli
olan şey değişmez. Sonradan olan değişir. Maddenin [elementlerin] fizik
ve kimya özellikleri değişmektedir. Demek ki maddeler ezeli değildir.
Maddeler, ezelde değişmemiş olsalardı, şimdi de, hiç değişmezdi. Önceden
değişmek yoktu, sonradan değişmeler oldu da denilemez. Çünkü, değişmek
için, bir kuvvetin tesir etmesi gerekir. Değişmek sonradan başlayınca,
kuvvetin de, sonradan var olduğu, ezeli olmadığı anlaşılır.

Görülüyor
ki, maddenin ezeli olduğunu söylemek, tabiat kuvvetlerinin sonradan
olduklarını, ezeli olmadıklarını ortaya koymaktadır.

Fen ve
tabiat bilginleri, birçok bitki ve hayvan nesillerinin tükenip yok
olduklarını, birçok türlerin de, sonradan meydana geldiklerini
anlamışlardır. Canlı, cansız her şeyin bir ömrü vardır. Her şeyin ömrü,
yani varlıkta kalma zamanı başkadır. Ömrü saniye ile ölçülen varlıklar
olduğu gibi, asırlarca yaşayanlar da vardır. En uzun ömürlü varlıklar,
element denilen basit cisimlerdir. Bunların ömürlerinin çok uzun olması,
tabiatçıları şaşırttığı için, (Cisimler yok olur, maddenin fizik ve kimya özellikleri değişir; fakat madde yok olmaz)
demişlerdir. Halbuki, maddenin, cisimlerin değişmelerinin sonsuz
olarak, böyle gelip, böyle gideceğini söylemek, ister istemez, ezeli ve
ebedi olan varlığa inandığını söylemek ve kabul etmektir. Bu da Allahü
teâlânın varlığının, öncesiz olduğunu, maddecilerin ve tabiatçıların da
inkâr edemeyeceklerini göstermektedir.

Ateistler, canlı cansız,
her şeyin sonsuz olarak, birbirlerinden meydana geldiklerini, bu arada,
elementlerin hiç yok olmadıklarını söylüyorlar. Halbuki, elementler de
atomlardan meydana gelmiştir. Atom yığınlarıdır. Atomlar da yoktan var
edilmiştir. Elementler sonsuz öncelerde var olup, her şey bunların
çeşitli birleşmelerinden, öncesiz meydana gelseydi, bunları birleştirmek
için, sonsuz öncelerde, muazzam enerjinin, sonsuz kudretin bulunması
gerekirdi. Çünkü, enerji olmadan, atomlar birleşemez. Öncesiz olması
gereken o kudret, her şeyi yoktan yaratanın kudretidir. Demek ki, ateist
de kendi mantığına göre, ister istemez, Allah’ın varlığını kabul etmiş
olmaktadır. Atomlar da, elementler de, sonsuz öncelerde yoktu, sonradan
oldu. Öncesiz olan yalnız Allahü teâlâdır.

Diyorlar ki: Bir şeyin
var olması için, o şeyi meydana getiren şeyin önceden var olması
gerekir. Bunun da var olması için, bunu meydana getiren şeyin de var
olması gerekir. Öncesiz demek, ucu, başlangıcı yok demektir. Başlangıçta
bir şey olmazsa, ondan meydana gelecek şeyler de olmaz. Mevcut şeylerin
hiçbirinin var olmaması gerekir. O halde, her maddenin, her cins
varlığın, önceden yok iken sonradan var edilmiş, tek bir şeyden
çoğaldığı anlaşılmaktadır.

Maddecilerin (sonsuz öncelerde var olmak
= öncesiz var olmak) sözleri, maddeler, cisimler için, mümkün değildir.
Ancak madde olmayan, bir yaratıcı için bu mümkün ve gereklidir.
Varlıkların meydana gelmesinde çelişki olmaması, yani bir başlangıcın
olması için bu şarttır.

Görülüyor ki, ezeli olan yani öncesiz,
madde olmayan bir varlık vardır. Bu varlık inkâr edilirse, şu görülen
bütün varlıklar inkâr edilmiş olur. Mevcut varlıkları inkâr etmek mümkün
olmadığına göre, zaruri olarak bunları yoktan yaratan ve kudreti sonsuz
olan bir varlığa inanmak mecburiyeti ortaya çıkmaktadır. Bu varlık
elbette Allahü teâlâdır.

Allah’ın varlığı
Sual:
Allah’ın varlığının kendinden olduğu, sonradan var olmadığı nasıl ispat edilir?
CEVAP
Ahmed Asım Efendi buyuruyor ki:
Allahü
teâlâ, hâşâ ezeli olmasaydı, sonradan var olsaydı, Onu yaratan bir
yaratıcı bulunurdu. Bu yaratıcı ezeli ise, Allah odur. Sonradan var
olduysa, onu da yaratan biri lazım olur. Böylece, ezeli olmayan
yaratıcılar zinciri mevcut olur. Bu zincire teselsül denir.
Teselsül ise imkânsızdır. Şöyle ki: Bir şeyin sonsuz yaratıcılarını,
birinciden başlayarak, sonsuz olarak, yan yana dizelim. İkinci
yaratıcıdan başlayarak, ikinci bir sıra daha düşünelim. Sonsuza giden
ikinci sıra, birinci sıradan bir noksan olduğu için, kısadır. Kısa olana
sonsuz denilemez. İkinci sıra, sonsuz olamadığı için, bundan bir fazla
olan birinci sıra da, sonsuz olamaz. Yani, bir ucu sonsuza giden yarım
doğru düşünülebilir; fakat böyle bir şey mevcut olamaz. Teselsül olamaz.
Sonsuz sayıda yaratıcılar olamaz. Sonsuz var olan bir yaratıcı olur. Bu
tek yaratıcı, ezelidir, ebedidir, sonsuz olarak vardır. Varlığı
kendindendir, başkasından değildir. (Emali kasidesi şerhi)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Allah’ı kim yarattı denemez
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
islam güzeldir :: İLMİHAL :: İman :: Allah'a İman-
Buraya geçin: